T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Düsseldorf'da Vatandaşlarla Buluştu

Cuma akşamı Düsseldorf Başkonsolosu Sayın Şule Gürel Hanımefendi ve Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Sayın Raci Mazı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu tarafından karşılanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız ve beraberindeki heyet kalacakları otele götürüldü. Ertesi sabah Duisburg’un Marxloh semtinde esnaf ziyaretleri ve yurttaşlarımızla yapılan görüşmelerle başlayan program öğle saatlerinde son buldu. Buradan Başkonsolosumuz Sayın Gürel’in rezidansına geçen heyet Almanya’nın altı büyük çatı kuruluşu başkanları ve temsilcileriyle birlikte Bakanımız onuruna verilen bir yemekte bir araya geldiler. Daha sonra Ataşeliğimizin tanıtım etkinliğine katılmak üzere Düsseldorf Başkonsolosluk binasına geçildi.
 
T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Dr. Fatma Betül SAYAN KAYA yurtdışı ziyareti kapsamında Ataşeliğimizin tanıtım etkinliğine teşrif edip yurttaşlarımızla buluştu.

11 Mart tarihinde T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu'nda gerçekleştirilen etkinliğe vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları yetkilileri ile basın-yayın mensupları katıldı.
 
Toplantı, Baba-kız sanatçılardan oluşan AhmetSueda'nın dinletisiyle başlayıp 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin Şehitleri ve Gazileri hakkında bir belgeselin sunumuyla devam etti.
 
Belgeselin ardından ev sahibi Başkonsolos Sayın Şule GÜREL bir selamlama konuşmasında bulunarak “İzlenen 15 Temmuz filmi bizi çok sarstı. Bizim milletimizin inancı, azmi, imanı, vatan sevgisi oldukça hiçbir kimse devletimizi alt edemez. Buna yürekten inanıyoruz. Devletimiz, ülkemiz hızla kalkınıyor, gelişiyor.” dedi. Vatandaşa her daim daha iyi hizmet vermek için çalıştıklarını ifade eden Başkonsolos Gürel, içinde bulunulan salonda daha önceki seçimlerde olduğu gibi 27 Mart ile 9 Nisan tarihleri arasında halk oylaması işlemlerinin yapılacağını hatırlattı. Sayın Başkonsolos sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz çok gururluyuz, devletimiz vatandaşlarımıza daha iyi hizmet verme imkânlarını sunuyor, hükümetimize teşekkür borçluyuz.”
 

Yurttaşlarımıza seslenmek üzere kürsüye çıkan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Dr. Fatma Betül SAYAN KAYA, vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı başta olmak üzere devletimizin Avrupa'da yaşayan Türkiyelilere sunduğu hizmetlere değindi. Yakın zamanda bu hizmet ve kolaylıkların daha da genişletileceğini müjdeleyen Bakan Kaya, konuşmasında özetle şu noktaları vurguladı: “Gönül bağı olanlar için mesafelerin bir hükmü yoktur. Biz gurbette olan vatandaşlarımızla birlikteliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz. Avrupa ülkelerinin yapılan etkinlikleri iptal etmeleri akıl alır bir iş değildir. İfade hürriyetinden bahsedenlerin bunu kendi ayaklarıyla çiğnemeleri korkunç bir gelişme. Biz milletimizin basiretine hep güvendik. 55 yıl geçti, yüzyıllar da geçse sizler Türkiye’nin öz evlatlarısınız. Bizi ayakta tutan güç aile değerleridir. Bu değerlere sahip çıktığımız müddetçe geleceğimize de sahip çıkabileceğiz. Gurbette sizin sorunlarınızın çözümünde hep yanınızda olacağız. 2015 yılının Mayıs ayında Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğinin açılışını gerçekleştirdik. Sene sonuna kadar Köln, Münih, Stuttgart, Hamburg’da öngörülen tüm Aile Ataşelikleri açılmış olacaktır. Ayrıca Berlin’de Aile ve Sosyal Politikalar Müşavirliği ve Avrupa’nın diğer kentlerinde, Paris, Stockholm, Londra, Oslo, Lahey, Brüksel’de müşavirlikler açılacak” diyen Kaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Ataşeliklerimiz bir bir açılacak, sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”
 

Bakan Kaya'nın konuşmasının ardından toplantıya katılan Türkiye kökenli on koruyucu aile sahneye davet edildi. Almanya’nın çeşitli şehirlerinde yaşayan ve ailelerinden ayrılmak zorunda kalan çocuklara koruyucu ailelik yapan yurttaşlarımıza gösterdikleri insaniyete duyulan minnettarlığı temsilen Sayın Fatma Betül Sayan Kaya tarafından birer teşekkür plaketi takdim edildi.

Etkinliğin son bölümünde yurttaşlarımızın Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği’nin çalışma alanları bağlamında yaşadıkları sorunların çözümünde paydaşlık edilenlerle bir podyum söyleşisi gerçekleştirildi. Söyleşide yaşlılar, engelliler, çocuklara yönelik hizmet veren özel işletmeci ve STK temsilcilerin yanı sıra koruyucu aileler de yer aldı. Podyum söyleşisini yöneten Pedagog Meryem BAYRAK söyleşiye bu sözlerle başladı: “Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği olarak yaptığımız bütün faaliyetlerde önemli olan, güçlü paydaşlarımızın, kişileri yönlendirebileceğimiz STK’ların ve kurumların olmasıdır. Bunlardan birçoğu bize destek, topluma örnek olmaktalar. Bu nedenle paydaşlarımızdan faaliyet alanlarına yönelik bilgi alacağız.”

Bakım konusunda bakım işletmesi HHK’nın sahibi ve yaklaşık 300 çalışanı ile yaşlılara hizmet veren İlhan BÜKRÜCÜ şu ifadelerde bulundu: “Gönül isterdi ki aile kendisi ilgilenebilsin ve bize ihtiyaç olmasın. Fakat bu her zaman mümkün olmuyor. Bazen Alzheimer hastalığı, yatalak hastalığı oluyor.  Ailesi zaman ve enerji açısından bakamadığından bize gelen hastalar var. Bize gelenler birey, hepsinin kültürüne göre sorunları var. Kişiye özgü bir plan hazırlıyoruz. Bakım çeşitlerini bireye özgü oluşturuyoruz. Bir Alman hanıma bakmak farklı, Ayşe Teyze’ye bakmak farklıdır. Türk ailesinde ayakkabımızı çıkarıp içeri giriyoruz. ‘Evladım bana bir mektup geldi, şuna bir bakar mısın’ diyor. Biz de ilgileniyoruz. Kapıyı açtığımızda bizi neyin beklediğini bilemiyoruz. Birey olarak görüyoruz. Her şahsın kendine has ihtiyacı var. Özel bir sorunla karşılaşıyoruz – özel çözmeye çalışıyoruz.”

Kızıl Haç’a bağlı Haus am Sandberg Huzur Evi’nde gönüllük esasına dayalı çalışan Fatma TEMEL de Leben bis Zuletzt Derneği’nin bu bağlamdaki faaliyetlerini tanıttı. 2007’den beri arkadaşlarıyla birlikte her salıyı huzur evinde geçiriyorlar. Sabah alışverişi yapıyor, o gün hangi yemeği yapacaklarsa hazırlıyorlar. Saati gelince yaşlılarla birlikte yemek yiyorlar: “Yiyemeyenlere yediriyoruz. Oturuyoruz, sohbet ediyoruz. Anneme babama yapamadığımızı sakinlerimize yapmaya çalışıyoruz. Yola çıktığımızda arkadaşlarla şunu söyledik: ‘Rabbimiz bize sağlık verdikçe biz bu yolda devam edeceğiz!’”
 
Engelli alanında çalışan Sami ÖZÇELİK ise, Ratingen Türk Veliler Derneği olarak şu çalışmalarda bulunduklarını aktardı: “28 yıllık bir geçmişimiz var. Altı yıldır engellilere yönelik bir çalışma gurubumuz var. Almanya’nın her yerinde kendine yardım (Selbsthilfe) dernekleri var. Fakat bu alanda Türklere ait yarım düzine çalışma gurubu yoktur. Engellilik konusu bizim için yeni, taze bir konu. Bu konuyu henüz gündeme getirmek istemiyorlar. Ne yazık ki, biz bunu kendi ailemiz içinde çözmeye çalışıyoruz, dernekler altında yapmıyoruz. Bilgi alışverişi yapmaktan uzak kalıyoruz. Sağlık sistemi karmaşık olduğu için bilgi eksiklikleri var. Biz bu konuda yardımcı oluyoruz. İnsanlar kabuklarını kırsınlar, gelsinler!”
 
Çocuk evi hizmetleri veren Psikiyatr Dr. Turan DEVRİM, Evim Derneği ile şu faaliyetleri gerçekleştiklerini paylaştı: “2014’de ilk yurdumuzu açtık. Şu an üçü Türk çocuğu, diğer sekizi muhtelif uyruklu Müslüman çocukları. Yurt kendi adetlerimize uygun olarak kuruldu. Biz şu an üçüncü yurdu Hamm şehrinde açacağız. İkincisi geçen sene açıldı. Fakat üçüncüsünde personel açığı var. Birkaç ay içinde orası da açılacak. Eyalet Gençlik Dairesi personeli denetliyor. Onların standartlarında personele ihtiyaç var, eğitmen ve pedagog aranıyor. Altı yaşından itibaren çocukları yurtlara alıyoruz.”
 
Koruyucu aile olarak podyuma katılan KAŞIKÇI, TAYTEKİN ve CEYLAN Aileleri de tecrübelerini paylaştılar:
Ceylan Ailesi, Alman bir ailede kalmak zorunda olan kimsesiz bir Türk çocuğunun kendilerine aktardıklarının onları etkilediğini aktardı. Almanların yediği şeylerden yemek zorunda olması, onlar gibi dua etmek durumunda kalması kendilerini etkilemiş. Bunun üzerine harekete geçip altı aylık bir çocuk almışlar. Şu an üç yıldır yanlarında yaşıyormuş.
Kaşıkçı Ailesi’nin üç yaşında aldığı çocuk şimdi 23 yaşında. “Bu sene okulu bitirdi, kimya mühendisi oldu. Benim dört çocuğum vardı, Yasemin’i alınca beş çocuğum oldu.”, diyen Baba konuklara şöyle seslendi: “Bir sofra kurulduğunda altıncısına da yeter. Bu nedenle çocuk alma konusunda endişelerimiz olmamalı. Allah rızası için çocuklarımızı ortalıktan toparlayalım!”
Taytekin Ailesi ise şunları paylaştı: “Eğer insan huzur arıyorsa evinde, koruyucu aile olsun. Akşam yatağa yatınca huzur içinde uyumak istiyorsanız, bir yetim başı okşayın. Elinizi uzattığınızda çok uzakta değil o çocuklar. 2010 yılında iki yaşında bir çocuğumuz oldu. Daha sonra Rabbim bir tane daha nasip etti. Herkesin yüreğinde bir yetim başı okşayacak kadar merhamet var! Bir Türkiye kökenli çocuk Alman ailede büyüdüğünde hem dilini hem dinini kaybediyor. Biz ikinci çocuğu alınca sabretmeyi öğrendik. Onlar da bize çok şey kattı. Sevmeyi öğrendik, hamd etmeyi, şükretmeyi öğrendik. Öz çocuklarımızın da çok desteğini gördük. Bu görev hem kutsal, hem de aile birliği olunca çok kolay bir görev. Verdiğimiz emeklerin karşılığını şimdi tek tek görüyoruz…”

 
Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Sayın A. Raci MAZI misafirlere Ataşelik adına teşekkür etti ve bir dahaki etkinlikte buluşmak temennisiyle toplantıyı sonlandırdı.
 
Konuklar ve yetkililer podyum söyleşisinden sonra fikir alışverişleri için oluşan fırsatı değerlendirip ikramlar eşliğinde bireysel görüşmelere devam etti.


Sonraki Sayfa: "Demokrasiden, ifade özgürlüğünden bahseden Hollanda'da gerçekten çok acı bir gece yaşadık"

Önceki Sayfa : Duisburg WFMB Engelli Çalışma Atölyesi’ni Ziyaret