Nöbetçi koruyucu aileliğin geliştirilmesine yönelik projenin sonuç konferansına katılım

Ataşeliğimizin pedagojik meslek elemanları Frankfurt şehrinde gerçekleştirilen ‘Nöbetçi koruyucu aile – çocukların gelişim imkânlarını vaktinde belirlemek suretiyle iyileştirme’ başlıklı model projesinin sonuçlarının tanıtım konferansına katıldı.
 
Söz konusu proje, Siegen Üniversitesinden Prof. Klaus WOLF’un koruyucu aile ekibi ile Daimi Koruyucu Ailelik ve Evlat edinme Enstitüsü (Institut für Vollzeitpflege und Adoption e.V./ IVA) ortaklığında gerçekleştirildi.

Koruyucu aile müessesesinin toplumda yeterince tanınmadığı gibi, dört koruyucu aile çeşidinden olan nöbetçi koruyucu aile tipi de yeterince tanınmamaktadır. Himaye altına alınan çocukların bir çoğunun geçici olarak nöbetçi koruyucu ailelerde misafir edilmelerine rağmen bu modelin uygulamalardaki sorunlarına ve geliştirilmesine gereken ağırlık verilmediği görüldüğünden bu projenin gerçekleştirilmesine karar verilmiş.

Proje kapsamında elde edilen tecrübe çıkarımlarına göre, çocukları himaye altına alan ve onları ailelere yerleştiren birimler arasında etkin iletişim sağlanmalı. Hâlihazırdaki nöbetçi koruyucu ailelerin kıymeti bilinmeli ve çocukların salahiyeti adına onlar da kurumsal işbirliği dairesine alınmalı. Özellikle nöbetçi koruyucu aileden çıkış süreci bir kesit gibi değil, daha çok yumuşak bir geçiş tarzında olmalı. Bu geçişte bilgi birikiminin aktarımı sağlanmalı ve ziyaretler mümkün kılınmalı. Hukuksal, kurumsal ve toplumsal boyutlar daha ileri araştırmalara konu edilmeli ve akraba ve yakın çevre koruyucu ailelik yagınlaştırılmalı; bu bağlamda daha fazla göçmen kökenlinin koruyucu ailelik için kazanılmasına çalışılmalı.



Ayrıntılı etkinlik haberi:

IVA başkanı Bayan GEORGI, açılış konuşmasında nöbetçi koruyucu ailelerin çocukların geleceğinin doğru istikamette şekillenebilmesi için‚ zamanı geldiğinde onları bırakabilip geleceğe hazırlamak gerektiğinin altını çizdi. Nöbetçi koruyucu ailelerin çocuğa alıştıktan sonra onu geri vermek zorunda olmaları sıkıntı yaratabiliyor. Georgi, projenin hedefinin tarafların arasındaki bağlantı noktalarını optimize etmek ve sahadaki uygulamayı çocukların ihtiyacına göre şekillendirmek olduğunu vurguladı.
 
Projenin yöneticilerinden Bayan PETRI ise konuşmasında projenin ayrıntılarına girdi:
Teori ile pratiğin iç içe geçmesi önemlidir. Proje Frankfurt, Köln ve Mülheim olmak üzere üç model şehirde gerçekleştirildi. Projenin arka planında nöbetçi koruyucu aile modelinin son zamanlarda öneminin artması bulunuyor. 2005-2014 yılı arası 3 yaşı altı 4247 çocuk himaye altına alındı, ki bu %135’lik bir artışa tekabül ediyor. 3-6 yaş arası 2513 çocuk himaye altına alındı, bu da %87 artış anlamına geliyor. Bunların yarısı kalma süresinin normalde 6 ay olduğu nöbetçi koruyucu ailelere yerleştirildi. Ancak özel durumlarda bu süre aşılabilir. Çocukların ilişkide oldukları kişiler (Bezugspersonen) sürekli değiştiğinden ‚iç çalışma modelleri‘ (innere Arbeitsmodelle) oluşmuyor. Örneğin bir vakada çocuk nöbetçi koruyucu ailede güven oluşturduğu halde ‚sert bir kesilişle‘ daimi koruyucu aileye verilebiliyor. Ancak Bu ne kadar anlamlıdır? Nöbetçi koruyucu aileden daimiye geçerken daha yumuşak bir geçiş neden sağlanamasın veya nöbetçi koruyucu ailenin daimi koruyucu aile olmasına imkân da tanınabilmelidir.
 
Projenin dört aşaması bulunuyordu:

  1. İnceleme aşaması (aile, aile hâkimleri ve gençlik dairesi çalışanlarıyla söyleşiler, dosya araştırmaları)
  2. Bölgesel çalışma süreçleri incelendi (çalışma atölyeleri şeklinde sahada çalışan uzman sosyal çalışmacılarla görüşüldü)
  3. Pilot aşaması (yeni çalışma süreçleri ile çalışıldı, sonra tekrar değerlendirildi)
  4. Uzman grupları ile istişare (yönetici kadrolar, profesyonel aktörler, vâsiler vb.)
 
Projenin sonuçları:
 
Sosyal Kanun Kitabı’nın 37. Maddesine göre gençlik dairesi çalışanları çocuğun durumunu aydınlatmakla görevliler. Bu da iletişimsel bir süreç (çocuk, koruyucu aile, öz aile arasında) Burada uzmanlara büyük bir görev düşmektedir.
 
Birinci Sorun Noktası:
Allgemeine Sozialdienst (ASD - gençlik dairesinde çocukları himaye altına alan birim) ile Fachdienst (çocuklara koruyucu aile bulan birim) arasındaki görev paylaşımı ve yetkiler açık değil. Göz hizasında bir işbirliği gerçekleşmeyince yetki kargaşası doğabilir.
 
İkinci Sorun Noktası:
Çocuğun öz ailesine dönmesi ile ilgili ölçütlerin ‘ASD’ ve ‘Fachdienst’ arasında uyumun olmaması.
 
Üçüncü Sorun Noktası:
Çalışma süreçleri açık değil. ‘Fachdienst’ yardım planı hazırlamak zorunda olmadığını düşününce çocukla ilgili bağlayıcı bir zaman çerçevesi oluşmuyor, böylece nöbetçi koruyucu aile sürüncemede kalıyor.
 
Dördüncü Sorun Noktası:
Çocuğun öz ailesiyle görüşme trafiği. Nöbetçi ailelerden bu bağlamda ne kadar fedakârlık beklenebilir. Çocuğun kendi öz ailesiyle bir bağ oluşturabilmesi için hangi sıklıkla görüşmesi gerekir?
 
Beşinci Sorun Noktası:
‘ASD’ çocuğu tanımıyor fakat buna rağmen çocukla ilgili onun kaderini tayin edecek kararlar veriyor. Ayrıca ‚ASD’delerde sıkça çalışan değişikliği gözlemlenmekte. Ama “biz çocukların hakkını nasıl vereceğiz” diyen uzmanlar da var. ASD çalışanlarını çocuk ile tanıştırmak veya en azından bir resmini göstermek sorumluluk bilincini artırabilir.
 
Bu sorunlara şu noktalar bir çözüm olabilir:
  • Süreç düzeyinde öncelikler belirlenmeli
  • Süreçler kişiye bağımlılıktan kurtarılmalı
  • Sık ve bağlayıcı işbirliği irtibatları kurulmalı
  • Somut çalışma adımları belirlenmeli
  • İlk 8 hafta içinde atılacak örnek çalışma adımları tanımlanmalı
  • Bütün tarafları bir masada toplayıp sorunlu noktalar tespit edilmeli, ailenin bunlar üzerinde çalışması sağlanmalı
  • Bilirkişi raporlarının yazılma sürecinin hızlanması için aile hâkimleri mahkeme kararıyla bir mühlet belirleyebilirler (§163 FamFG)
  • Nöbetçi aile çocuk ve öz ailesi için hazırlanan yardım planına dâhil edilmeli (vakanın gelişimi daha kolay takip edilebilir ve çocuğu bırakabilmek kolaylaşır, 8 haftalık yardım planı için ideal)
  • Haftalık öz aile ile görüşmeleri uzman kişiler eşliğinde gerçekleştirilmeli
  • Nöbetçi koruyucu ailelerin evlerinden çıkan çocuklara bir resim albümü veya onlarda yaşadıkları zamanı hatırlatan eşyalar verilmeli
  • Nöbetçi koruyucu aileden gittikten sonra en azından üç kere tekrar nöbetçi koruyucu aile ile görüşme izni verilmesi
 
Projenin tanıtımından sonra değişik çalışma guruplarında konunun diğer boyutları tartışıldı. Ayrıca bazı çalışma guruplarında Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğin kısa tanıtımı yapıldı ve farklı şehirlerden yetkililerle temas kuruldu, iletişim bilgileri paylaşılıp ileride görüşmeler yapılabileceği belirtildi.
 
Etkinliğin sonunda Prof. Klaus Wolf söz alarak sonuçları özetledi:
Önemli olan uygulamanın geliştirilmesidir, araştırmak için araştırma yapmak değildir. Üniversitelerin araştırmaları, saha tecrübelerinden ve bu örnekte görüldüğü gibi uygulamalı projelerle bilgi sağlama alınmalı. Elde edilen bilgi uyarınca şu somut çerçeve çizilebilinir:
  1. Nöbetçi koruyucu aileler gibi sivil toplum kaynaklarımız olmasaydı bizim toplum olarak çok eksiğimiz olurdu. Nöbetçi koruyucu ailelerin değerini iyi bilmeliyiz.
  2. Çocukların bir (nöbetçi) aileden başka bir aileye (daimi koruyucu aile veya öz aileye) geçişleri doğru şekillendirilmezse onların gelişim şansları için bu durum bir felaket anlamına gelir. Çocukların çok sık ilişki değiştirmeleri (Beziehungsabbrüche) sorun olarak küçümseniyor.
  3. Bir çocuğun nöbetçi aileden sonra nereye gideceği belli olduktan sonra geçiş hazırlığı yapmadan hemen ‚ideolojik koparılması‘ (ideologischer Cut) tehlikeli. Bu durum bir travma potansiyeli taşıyor. Örneğin bir vakada „Ben“ isminde dört yaşındaki bir çocuk aileden başka bir aileye verildiğinde (nöbetçi) koruyucu annesinin kendisine ihanet ettiğini düşünebilmiş.
  4. BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinde acil bir tehlike durumunda çocuğun aileden alınması var.
  5. İrade kararları: ‚Aile mahkemesi öğle vakti kararını verdi, çocuk bizden alındı, daha eşyalarını toplamaya zamanımız yoktu.‘ Bu bir antropolojik süreçtir. Çocukların nöbetçi aileyle bağları (Bindung) dikkate alınmalı. Başka bir yol bulunmalı.
  6. Şu an nöbetçi ailelerin öz çocukları üzerinde onların perspektifini yansıtan bir doktora çalışması yazılıyor.
  7. Nöbetçi aileden daimi koruyucu aileye geçişler uzmanlar tarafından hazırlanmalıdır.
  8. Projede resmî makamlarda çalışan yetkililerle birlikte fikirler geliştirilmeli, uygulanmalıdır. Gençlik dairesinde çalışanlar bu yeni fikirleri biz geliştirdik derlerse kabul görür. Aksi takdirde dışarıdan birileri bizim işimize karışıyor duygusu oluşabilir.
  9. Bu proje kapsamında hukuksal boyut ile ilgili de bazı çizgiler netleşti. Gelecek sene hâkimlerle birlikte ana hatlar geliştirilecek.
  10. Çok çeşitli ihtiyaç durumları (unterschiedliche Bedürfnislagen) söz konusu. Açık bir hakikat iddiasında bulunmak yanlıştır. İhtiyaç durumlarına göre çok farklı resimler çıkıyor. Bu ihtiyaçlara ne kadar yaklaşırsak o nispette farklı yollar açılır.
  11. Yeni arayışlar:
    1. Toplumun yapısını göz önünde tutmak, akraba ve yakın çevre koruyucu aile modellerini geliştirmek, bu potansiyelden haberimiz bile yok.
    2. Göçmen koruyucu aile adaylarına yönelmek, onları kazanmak üzere imkânlar sağlamak.
    3. Nöbetçi ailelerin bilgi birikimleri çocukların yeni girecekleri ailelere aktarılmalıdır. Çocuk için neyin iyi olduğunu nöbetçi aile daha önce tecrübe ettiği için yeni aileyi bilgilendirebilmelidir.

Sonraki Sayfa: Siegen Üniversitesinde Pedagoji Profesörü Olan Bay Wolf Ve Öğrencilerini Ziyaret

Önceki Sayfa : Ramazan Bayramı Mesajı