Modern Almanya’nın Sosyal Dönüşümü ve Müslüman Azınlığın Geleceği

19.12.2017 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi A. Raci Mazı, DİTİB Aachen Erdemli Öğrenci Evleri’nin organizesiyle DİTİB Aachen Yunus Emre Camii’nde Modern Almanya’nın Sosyal Dönüşümü ve Müslüman Azınlığın Geleceği başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıya Köln Başkonsolosluğu'ndan Din Hizmetleri Ataşesi Ahmet Dilek, Köln Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Prof. Dr. Mustafa Gencer, DİB Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Şefi Mustafa Çelik, Camii Derneği Başkan ve Yöneticileri, Din Görevlileri ve Erdemli Öğrenci Evleri Genel Koordinatörü de iştirak ettiler.

Çoğunluğu Aachen Teknik Üniversitesi öğrencilerinden oluşan ellinin üzerinde katılımcının dinlediği sunumda Mazı, giriş sorusu olarak Çağdaş Medeniyet Seviyesine Ulaşma Hedefi ile yabancılardan beklenen uyumun ne anlama geldiğini gündeme taşıdı. Batı’nın idealize edildiği gibi olmadığı ve uyumun ancak doğru olana yönelik olması gerektiğinin altını çizen Mazı, istatistiki verilerle içinde yaşadığımız toplumda sosyal ve aile değerlerinin yozlaştığını, buna mukabil Türkiye kökenli ailelerin bu konuda daha güçlü olduğunu dile getirdi.

Sunumda öne çıkan bazı başlıklar şunlardı:
 
  • 2016 verilerine göre Almanya’daki hanelerin % 40,1’inde tek kişi, % 34,0'ın iki kişi yaşamaktadır. Klasik çekirdek aile büyük risk altındadır.
 
  • KRV-Eyaletinde klasik çocuklu iki ebeveynli aileler içinde Alman ailelerin oranı % 59,7 iken, bu oran göçmen ailelerde % 40,3’dür.
 
  • 2016 yılında Almanya’da 860 000 insan evsiz idi. Bu rakamın 2018’de 1 Milyon 200 bine çıkması beklenmektedir. Bunlar içinde Türkiye kökenli kişilerin sayısı yok denecek kadar azdır.
 
  • 2015 yılında 131 kadın partneri tarafından öldürülmüş, bu rakam 2016 yılında 149’a çıkmıştır. Toplam kadın cinayeti sayısı yaklaşık 350 civarındadır.
 
  • Federal Suç Dairesi’nin Almanya’da namus cinayetleri bağlamında yaptığı bir araştırmaya göre ‘namus cinayetleri kantitatif olarak çok nadir vukuatlardır, 1996-2005 yılları arasındaki vakalar incelendiğinde medyada oluşturulan algının aksine namus cinayetlerinde ne bir artış ne de bir azalış söz konusudur.’ Yılda mutlak anlamda 3, esnek bir yoruma göre 12 namus cinayeti vardır. Bu on iki kurbanın önemli bir kısmı da erkeklerden oluşmaktadır.
 
  • Alman toplumunun seçkin aydınlarından oluşan Alman Etik Kurul’unda çoğunluk oyuna göre ‘öz kardeşler arası ensest ilişki suç olmaktan çıkartılmalıdır.’ kararı alınmıştır.
 
  • 2015 verilerine göre Almanya’da 0-14 yaş arası 130 çocuk, 2016 yılında 133 çocuk öldürüldü. 2016 yılında öldürülen çocukların 100 tanesi 6 yaş altındaki çocuklardır.
 
  • 2015 yılı itibariyle bir yıl içinde 13.928 çocuk cinsel istismara uğramıştır. Bu yaklaşık haftada 270 günde 38 çocuğun cinsel istismara uğraması demektir. 2016 yılı itibariyle bir yıl içinde 14.296 çocuk cinsel istismara uğramıştır.
 
  • Almanya’da her yıl takriben yüz bin kürtaj yapılmaktadır. Yasal olarak 22 haftaya kadar kürtaj yapılabilen Hollanda Almanlar için bir kürtaj pazarı haline gelmiştir.
 
  • 2015 verilerine göre yaklaşık 3 Milyon bakıma muhtaç kişi bulunmaktadır. Bunların yaklaşık 800 000’i yurtlarda profesyonel bakım altındadır. Yaklaşık 700 000 kişi ise evlerinde profesyonel bakım hizmeti altındadır. Sadece her iki kişiden biri aileleri tarafından bakılmaktadır.
 
  • 55 yaşından itibaren evde yalnız yaşayan kadınların oranı erkeklerin oranından iki kat daha fazladır.
 
  • Almanya’da her yüz bin kişiden 11,8’i intihar ederken bu oran Türkiye için 2,7 ile Avrupa’da en düşük rakamdır.
 
  • Diğer Batı ülkelerinde olduğu gibi Almanya’da da büyük çoğunluğu gençler tarafından gerçekleştirilen Amoklauf denilen bir katliam salgını söz konusudur. Birçok masum insan bu katliamların kurbanı olmuştur. Saldırganlar içinde Türkiye kökenli hiçbir kişi bulunmamaktadır.
 
  • Almanya’nın Oldenburg kentinde sadece bir erkek hemşire tarafından 90’ın üzerinde hasta kasıtlı olarak öldürülmüştür. Ötenazinin yasak olmasından dolayı bu tür cinayet vakaları istisnai olmaktan çıkmıştır.
     
  • 2016 yılında Almanya’da mültecilere ve mülteci yurtlarına 3500 yabancı düşmanı saldırı gerçekleştirilmiştir.

Sonuç bölümünde ise şu dört başlık Müslüman azınlığın geleceğine yönelik bir perspektif olarak deklare edilmiştir:
 
  1. Güçlü yanlarımızla özgüven içinde olmak. (Özgüven)
  2. Kendimize özgün problemlerimizle yüzleşmekten korkmamak. (Özeleştiri)
  3. Kendi kültürümüze özgün çözüm önerileriyle problemlerimizle baş etmeyi öğrenmek. (Çözüm)
  4. Almanya toplumuna yük olan değil, Almanya toplumuna katkı sunabilecek bir hedefe sahip olmak. (Katkı)

Sonraki Sayfa: Moers DİTİB Kocatepe Camii'nde Koruyucu Aile Bilgilendirme Toplantısı Gerçekleştirildi