Köln Başkonsolosluğu'nda Koruyucu Aile Adaylarını Bilgilendirme Toplantısı Düzenlendi

Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği, geçtiğimiz Cumartesi günü Köln Başkonsolosu Sayın Hüseyin Emre Engin’in ev sahipliğinde, himaye altına alınan çocukları sahiplenmeye aday yurttaşları bilgilendirdi.


T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği, gençlik daireleri tarafından çeşitli nedenlerden ötürü himaye altına alınan çocuk ve gençlerimiz konusunda duyarlılık gösteren birey ve aileler ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri gençlik daireleri tarafından bu alanda yetkilendirilmiş kuruluşları buluşturdu. Koruyucu aile olarak tecrübeleri olan Türkiye ailelerin de katıldığı etkinlik, 19 Kasım tarihinde Köln Başkonsolosluğu’nda düzenlendi.
 
Daha önce Düsseldorf, Münster ve Dortmund’da gerçekleştirilen diğer toplantılarda olduğu gibi, Köln’deki buluşmada da gösterilen yoğun ilgi nedeniyle toplantı salonu dolunca sandalye takviyesi yapılmak zorunda kalındı. Konu bağlamındaki her etkinliğe rağbetin devamı insanlarımızın çocuk ve gençlerimizin geleceklerine karşı duydukları hassasiyetin açık kanıtıdır.
 
Baba-kız Ahmet ve Sueda Özkan’ın oluşturduğu Grup AhmetSueda‘nın müzik dinletisinin ardından ev sahibi T.C. Köln Başkonsolosu Sayın Hüseyin Emre ENGİN’in selamlama konuşması ile gündem açıldı. Almanya bağlamında elli beş yıllık göç tarihimizde toplumumuz içinde birçok sivil toplum kuruluşu kurulmuş olsa da sosyal ağların örülmesinde bazı konularda geç kalındığını ifade eden Başkonsolos Engin, bu alanların başında gençlerimize, yaşlılarımıza ve kadınlarımıza ilişkin sosyal ağların gelmekte olduğunu tespit etti. Sayın Engin, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu gerçek karşısında toplumumuzun özellikle kırılgan kesimlerinin sorunlarını ele almak, onlara rehberlik etmek ve Almanya makamlarıyla işbirliğinde çözümlere katkı sunmak üzere geçtiğimiz yıl Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğini kurduğunu ve halkımız ile STK’larımızın devletin sunduğu bu imkândan faydalanmasını arzu ettiğini söyledi.
Başkonsolos Engin, konunun iki temel ayağından birincisini koruyucu aile olmanın öneminin bilincinin toplumumuzda yaygınlaşması, ancak daha önemli ikinci ayağının da koruyucu ailelere ihtiyacı olmayacak bir toplum yaratmaya yönelik çalışmaların yapılması olarak gördüğünü vurguladı. Bunu sağlamanın yolunun her sivil toplum kuruluşunun, ama özellikle toplumun tabanına etki edebilen dinî cemaatlerin haftanın bir günü pedagog ve psikologlar ile hizmet vermelerinden geçtiğinin altını çizdi: “Aile birliği bir kere çatırdadıktan sonra – bildiğiniz gibi seramik gibi bir şey bu – tekrar bir araya gelmesi zor oluyor. O yüzden çocuklarımızın kendi ailelerinde mutlu, kendi kuracakları aileye örnek olacak şekilde yetişmeleri gerekiyor!”
Gönüllülük esasına dayanan bu konuya gösterilen ilgi karşısında gurur duyduğunu söyleyen Başkonsolos Engin, sözlerini şu ifadeler ile bitirdi: “Hepinize bu gününüzü ayırdığınız ve geldiğiniz için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Umarım buradan alacağız bilgilerle sizler de bir çocuğumuza destek olursunuz, onun koruyucu ailesi olursunuz ve bununla da kalmaz, bu bilinci de çevrenize yayarsınız. Sağ olun geldiğiniz için!”
 
Başkonsolos Sayın Hüseyin Emre Engin’in konuşmasının ardından Türkiye kökenli bir koruyucu aileye ilişkin çekilen belgeselin gösterimi ile devam edildi. Koruyucu ailelik kurumunun birey ve aile bağlamındaki öneminin boyutunu işlerken izleyicilerin gözlerini dolduran klipten sonra konunun toplumsal yansımalarını kaynaklarıyla beraber irdelemek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Sayın Raci MAZI kürsüye geçti. ‘Ailesiz Çocuklar ve Koruyucu Ailenin Önemi’ başlığını taşıyan konuşmasında Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletinin Gençlik Daireleri Üst Kurulu (Landesjugendamt) Yetkililerinden Bay LENGEMANN’ın ‘Bir çocuğun elinden ailesini almak zorunda kalıyoruz - bir de kültürlerini ellerinden almayalım!’ temennisini paylaşan Raci Mazı, “Bir çocuk için en doğal yetişme ortamı ailedir. Ailesiz kalan bir çocuk için de en ideal alternatif, ona gönüllü olarak kucak açabilecek başka bir ailedir.”, diye tespitte bulundu.
Çocuk ve Aile konularında nesnel istatistiksel verileri paylaşan Ataşe Mazı, son yıllarda himaye altına alınma vakalarında görülen artışın ardındaki toplumsal, hukukî ve diğer boyutları işleyip Almanya genelinde koruyucu ailelere olan ihtiyacın karşılanamadığını, geleceğe dönük olarak da bu açığın artarak devam edeceğini açıkladı.
Sayın Mazı, güncel bilimsel araştırmalara değinerek bir yandan Alman kamuoyunda oluşturulan olumsuz algının tam aksine Türkiye kökenli ailelerin diğer ailelere göre çocuklarını daha iyi korumakta olduğunu ve sonuç itibarıyla orantısal açıdan daha az müdahaleye muhatap kaldıklarını vurguladı. Raci Mazı, benzer şekilde, Türk kamuoyu nezdindeki olumsuz algının tam aksine, Alman gençlik dairelerinin çocuklarımıza genel ortalamanın altında müdahale etmekte olduklarını vurguladı. Mazı, Dortmund Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre himaye altına alınan her yüz çocuktan 3,2’si Türkiye kökenli iken koruyucu aileler içinde her yüz aileden ancak 1,7’sinin Türkiye kökenli olduğunu, koruyucu aile sayımızın çok düşük olmasından dolayı himaye altına alınan çocuklarımız kendi kültürlerine ait bir ailede yetişme hakkına sahip olmasına rağmen ya farklı kültüre ait bir aile içinde ya da çocuk yurdu ortamında yetişmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Aile ve Sosyal Politikalar Ataşesi Raci Mazı, sonuç olarak tüm verilerin ışığında şu tavsiyelerde bulundu:

  1. Türkiye kökenli aileler Almanya ortalamasına göre sahip olduğu avantajlı ve güçlü yanlarıyla özgüven içinde olmalıdır!
  2. Objektif verilere dayalı güçlü aile yapısına yaslanarak kendisine özgün problemleriyle yüzleşmekten korkmamalıdır!
  3. Kendi kültürüne özgün çözüm önerileriyle, kendi problemleriyle baş etmeyi öğrenmelidir!
  4. Almanya hukuk sistemi içinde kendi kültür ve aile değerlerini koruyarak yaşadığı topluma katkı sunabilecek bir hedefe sahip olmalıdır!
Koruyucu aile adaylarının sayısı arttığı oranda himaye altına alınan çocuklarımızın kendi kültürlerine uygun bir aile ortamında yetişme ihtimallerinin de artacağını söyleyen Mazı, şu mesajla konuşmasını tamamladı: “Bizler Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği olarak koruyucu aile adaylarının, adaylığa başvuru aşamasından başlayarak her aşamada sizlere gerekli desteği vermeye hazırız. Böylesi önemli bir sorumluluğu üstlenmek üzere karar alırken şunu unutmamanızı özellikle istirham ediyorum. Bu onurlu yolculukta yalnız değilsiniz. Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğimiz her zaman yanınızda ve sizlerin hizmetinde olacaktır.”
 
Müteakiben Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği uzmanlarından Sayın Harun KANDEMİR, konukları aile modelleri, koşullar ve akreditasyon yolları hakkında aydınlattı ve farklı koruyucu aile modellerinin tasnifini açıkladı:
  • Nöbetçi koruyucu aile (Bereitschaftspflege)
  • Kısa süreli koruyucu aile(Kurzzeitpflege)
  • Süresiz koruyucu aile (Dauerpflege)
  • Akraba ve yakın çevre koruyucu aile (Verwandtschaftspflege)
  • Uzmanlaşmış koruyucu aile (WPF/ Erziehungsstellen)
Özellikle birkaç gün, hafta veya ay gibi kısa süreli koruyucu aile modellerinin ve akraba koruyucu aileliğinin toplumda yeteri kadar tanınmadığını belirten Kandemir, bir çocuğun himaye altına alınma olasılığında kendi akrabalarının zaman kaybetmeden devreye girip devlet yardımıyla çocuğun bakımını üstlenmeleri çağrısında bulundu. Bu haktan faydalanılırsa çocuğun öz ailesinden kopmamasının sağlanabileceği ve yıpratıcı mahkeme süreçlerinin önlenebileceği belirtildi.
Başvuranlarda aranan koşullarını da işleyen Kandemir, koruyucu aile olmanın belirli eğitimler ve sorulardan geçmek gibi işlemler gerektirdiğini, ancak bu yolda kimsenin yalnız bırakılmadığını, her yüklenici kuruluşun (Freie Träger) yanı sıra, Ataşeliğin de uzmanlarıyla rehberlik ettiğini vurguladı.
Harun Kandemir, Ataşeliğimizin bu bağlamda sunduğu rehberlik hizmeti ve yurttaşlara verilen bilgilendirme dosyasını tanıttı. Başvuru mercilerinin iletişim bilgilerinden ve başvuruda hangi belgelerin gerektiğinden, her aşamada oluşacak sorulara kadar uzmanlarımızın yurttaşlarımızın yanında olduğunu ifade eden Kandemir, sözlerini şu çağrıyla bağladı: “Koruyucu aile olun – hayatınız renklensin!”
Bu dosyanın amacı, gençlik dairelerine veya yetkili kuruluşlara yapılacak olan başvuruların başarı oranını artırmaktır. Bilgilendirme dosyası yurttaşlara rehberlik edecek bir yol haritası şeklinde hazırlanmıştır ve başvuru öncesinden çocuğun aileye yerleştirilmesinden sonrasına kadar bütün aşamaları ayrıntılı biçimde açıklamaktadır.
 
Bilgilendirme dosyasının tanıtımını müteakiben, koşulları yerine getirdikten sonra koruyucu aile olmanın zor olmadığının kanıtı gibi altı Türkiye kökenli koruyucu aile sahneye çıktı ve kendilerini tanıtıp tecrübelerini aktardı. İşte bu son derece ilginç öykülerden kesitler:
 
Doğan C.; öz evlatları büyüyüp evden çıktıkça yeni çocuk emanet almakta kararlı. Şu an 16 yaşında kara yolu ile tek başına Almanya’ya ulaşmış bir Afgan gencine bakıyorlar.
Ahmet T.; üç kızlarını büyüttükten sonra altı sene önce iki yaşında bir erkek çocuğun ve yine dört sene evvel de 13 yaşında bir oğlanın bakımını üstlenmişler.
Alaattin ve Pervin C. ise yetim kalan bir çocukla tanıştıktan sonra etkilenip bu yola koyulmuşlar. Nöbetçi koruyucu aile (Bereitschaftspflege) olarak başlayıp bağlandıkları için uzun vadeli koruyucu aile (Dauerpflege) olmuşlar. Baktıkları çocuk daha önce şiddet görmüş ve çok kötü durumdaymış, ancak sorumlu bilirkişiler onun aile ortamındaki dönüşümüne inanamamışlar… Pervin Hanım: “Bu devrin çocukları olarak yokluk görmemişiz… Şimdi yardıma muhtaç küçücük bir civciv gibi bir şey evimize geldiğinde benim çocuklarım inanamadı, ‘Almanya’da böyle çocuklar var mıydı’ sorusu geldi. […] Bu tecrübe bence çocuklarımın okula daha çok bağlanmalarına yol açtı, sosyal alanlarda okumaya karar verdiler. Yani evlatlarınıza da gerçekten başka bir perspektif oluyor!”
Tanıtım belgeselindeki K. Ailesi’nin Alman asıllı annesi Derya Hanım kendileri açısından beşinci çocuklarının diğer dördünden bir farklarının olmadığının altını çizdi.
Uzun vadeli koruyucu aile (Dauerpflege) için üç haftalık eğitimi tamamladıktan sonra bekleme sürecinde bulunan bir koruyucu anne kızıyla beraber okuyan ve yuvada kalan bir kız için çok üzüldüğünü, o kıza sahip çıkmaya hazırlanırken öz annenin ortaya çıktığını ifade etti.
Nöbetçi koruyucu aile (Bereitschaftspflege) olarak iki kere hizmet vermiş bir diğer koruyucu anne ise en son bir aylığına Iraklı ikizlerin bakımında edindiği tecrübeyi aktardı.
 
Etkinliğe stantlarıyla katkı sağlayan iki yüklenici kuruluşun uzmanlarından Sibel RONAER ve Ayşe BALYEMEZ’in de podyuma çıkmalarıyla konukların uzmanlara ve ailelere olan soruları cevaplandı ve Sayın Başkonsolos Engin’in teşekkürü ve başarı temennileriyle sahne programı sonlandı.
  

  
Koruyucu aile olmakla ilgilenen vatandaşlarımızın Ataşeliğimize her zaman başvurabileceklerini hatırlatır, uzman meslek elemanlarımızın rehberliği ve yardımı ile sürecin kolaylaşacağını tüm vatandaşlarımıza memnuniyetle duyururuz.
 
Bu bilgilendirme toplantısına gelemeyen vatandaşlarımız için stant kuran sertifikalı yüklenici kuruluşların irtibat bilgilerini sunarız:
  • VSE NRW
www.netzwerk-pflegefamilien.de
VSE NRW e.V. (Verbund Sozialtherapeutischer Einrichtungen) Münsterland
Michael Kleinhaus
Kirsten Peters
Sibel Ronaer
Dahlweg 112
48153 Münster
Westfälische Pflegefamilien
Tel.: 0251-686442-0
Faks: 0251-686442-30
E-posta: vse.ms@netzwerk-pflegefamilien.de
Sozialpädagogische Lebensgemeinschaften
Tel: 0251-686442-10
E-posta: vse.spl@netzwerk-pflegefamilien.de
  • PlanB
www.planb-ruhr.de
Pflegefamilien
Dr. Edgar Salazar
Ayşe Balyemez
Alleestr. 46
44793 Bochum
Tel: 0234-45966920
E-posta: a.balyemez@planb-ruhr.de
 

 
Düsseldorf Başkonsolosluğu Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliği’nin konu hakkındaki çalışmalarını özetleyen soru ve cevaplar:
 
Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğinin koruyucu aile bağlamındaki hedefi nedir?
- Ataşeliğimiz Türkiye kökenli koruyucu aile sayısını yükseltmek amacını taşıyan çalışmalarına devam etmektedir.
 
Bu amaca yönelik ne tür faaliyetler yürütülmektedir?
Bilgilendirme etkinliklerinin yanı sıra, resmî kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile yapıcı bir işbirliği mevcut projelerin desteklenmesi ve yenilerinin geliştirilmesi. Ayrıca başvuruda bulunan vatandaşlara konuyla alakalı rehberlik hizmeti verilmektedir. Bu hizmet kapsamında bir bilgilendirme dosyası oluşturulmuştur.
 
Bilgilendirme dosyasının amacı ve içeriği nedir?
- Bu dosyanın amacı, gençlik dairelerine veya yetkili kuruluşlara yapılacak olan başvuruların başarı oranını artırmaktır. Bilgilendirme dosyası yurttaşlara rehberlik edecek bir yol haritası şeklinde hazırlanmıştır ve başvuru öncesinden çocuğun aileye yerleştirilmesinden sonrasına kadar bütün aşamaları ayrıntılı biçimde açıklamaktadır.
 
Sıradaki toplantı ne zaman ve hangi kentte yapılacak?
- Ayrıntılar www.koruyucuaile.de internet sayfası üzerinden duyurulacağı gibi, ilgilenenler e-posta ile talepte bulunup önkayıt yaptırabilirler: dusseldorf@aile.gov.tr


 


Sonraki Sayfa: İslam Toplumu Millî Görüş Kadınlar Teşkilatı 25 Yaşında

Önceki Sayfa : Kongre: Güncel Aile Yaşamının Parçası Olarak Dijital Medya