Gesellschaft für wissenschaftliche Gerichts- und Rechtspsychologie kurumundan bilirkişi İnci Genç ile toplantı

Aile mahkemelerine bilirkişi raporu yazan Gesellschaft für wissenschaftliche Gerichts- und Rechtspsychologie kurumundan psikolog İnci Genç ziyaret edildi

Genç, 2004 yılından beri aile mahkemeleri için bilirkişi raporu hazırlamakta. Karşılaştıkları davaların üçte birini velayet hakkının kime verileceği, üçte birinin boşanan ailelerde çocuklarla görüşme düzeninin nasıl sağlanacağı ve yine üçte birini gençlik dairesi tarafından himaye altına alınan çocukların konuları oluşturmaktadır.
Türklerin genelde gençlik dairelerine güvenlerinin olmadığını vurgulayan Genç, ‘Almanlar çocuklarımızı elimizden aldılar’ şeklinde konunun algılandığını dile getiriyor. Çoğu durumlarda ise himaye altına almalar haklı gerekçelere dayanmaktadır. Bilirkişiler böyle haklı durumlarda şuna dikkat etmektedirler: Veliler sorunlarını farkettiler mi? Şimdiye kadar durumlarını düzeltmek için neler yaptılar?

Çocukların bazen sebepsiz yere de himaye altına alınma durumlarının vuku bulduğunu, bunun sebebinin de ‘kültürü tanımadıkları, anlamadıkları’ için olduğunu vurgulayan Genc, Frankfurtta ilkokulda çocuk başını örttü diye bir çocuğun himaye altına alınmasını örnek olarak gösterdi.
Mahkemeler için yazılan raporlarda çocukları himaye altına alınan velilerin ‘eğitim becerisi’ (Erziehungsfähigkeit) incelenmektedir. Eğer çocuklarını eğitme becerisine sahip görülmezlerse, hangi yardımları almaları gerektiği kendilerine bildirilmekte. Bu yardımları aldıkları takdirde tekrar çocuklarına kavuşma imkânı oluşmaktadır.

Ayda yaklaşık 1-2 bilirkişi raporu hazırladıklarını, 100 km civarında 300 hâkimin görev yaptığını dile getiren Genc, raporları hazırlarken değişik araçlarla çalıştıklarını vurguluyor: Bunların içinde çocuklarla zekâ testi, velilerin eğitim tutumlarını tespit eden bir yöntem, dirençlerini ölçen bir yöntem, kişilik güçlerini tespit eden bir yöntem, çocuklara kendi durumlarını tasvir ettirme yöntemi, ilişki teşhisi(Beziehungsdiagnostik), bağlılık teşhisi testleri(Bindungsdiagnostische Tests) uygulanmaktadır.

Bilirkişi olarak mahkemeye tavsiyelerde bulunduklarını, ancak ‘acil bir tehlike durumu’ olması durumunda velayet hakkının alınması tavsiyesinin yapıldığını, ‘ileride sorun olabilir’ diyerek haklarının ellerinden alınmasının tavsiye edilmediğini, böyle bir uygulamanın hukuki olmayacağının altını çiziyor.
Çocuğun selametinin tehlikede olması durumlarının daha çok ‘oldukça belirgin bir hastalık resminin oluştuğu belirli psikolojik rahatsızlıklarda’ söz konusu olduğunun altını çizen Genç, buna örnek olarak depresyonları, şizofrenik vakıalar ve bağımlılık türlerinin hepsinde(alkol, uyuşturucu vb.) gerçekleştiğini dile getirdi.
Türk ailelerinde çocukların himaye altına alınmaların en büyük sebepleri ise psikolojik rahatsızlıklar. Bağımlılık hastalıklarının(Suchterkrankungen) nadiren de olsa sebepler arasında yer alabiliyor.

Bilirkişi olarak çocukları himaye altına alınan velilere akrabalarının olup olmadığını sorduklarını, vasi tayininde akrabaların velilerin yerine geçebileceklerinin altını çiziyor Genç.
Mahkemelerdeki hâkimler çoğu zaman bilirkişi raporlarındaki tavsiyelere uymaktadırlar.
Bu nedenle velilerin yardıma ihtiyaçlarının olduğunu idrak etmeleri (Einsicht) en büyük sorunlardan bir tanesidir. Velilerin bilirkişilere doğru bilgiler aktarmaları, dürüst cevaplar vermeleri ihtiyaçları olan yardımı mahkemeye duyurabilmeleri için önemlidir. Çocuklarını geri almaları için yalan söylemesinler, çünkü bu çok çabuk anlaşılıyor ve durumun kendi aleyhlerinde karara bağlanmasına yol açabiliyor. Doğru bilgileri vermekten korkmasınlar, kendilerine neyin yardım edeceğinin tespiti için olayın doğru aktarılması lazım.
Bilirkişi raporlarında yapılan tavsiyenin ayrıntılı gerekçesinde ailenin ihtiyacının ne olduğu, neler yapılırsa düzelmenin sağlanacağı vb. bilgilere de yer verilmektedir. Bu nedenle bu tür bilgilerdeki tedbirlere ailelerin uyması velayet hakkının ellerinden alınmamasına veya alınmışsa tekrar geri iade edilmesine yardımcı olacaktır.

11 yıllık tecrübesinde Türk kökenli bir tane koruyucu aileye rastlamadığını dile getiren genç, gençlik dairelerinin Türk kökenli koruyucu aile aradıklarını, illa Alman aileye vermek gibi bir düşüncelerinin olmadığını vurguluyor. Çocuğun ailesine geri dönmesini sağlayabilmek gençlik dairelerinin esas vazifesi olduğu için bir Türk koruyucu aile yapılacak çalışmayı kolaylaştırır. Aksi takdirde çocuk Alman bir ailede Türkçeyi unutursa öz ailesi ile de iletişim sıkıntısı çeker ve bu çocuğun öz ailesine dönmesi de bundan dolayı daha zor olur. Bu nedenle de bir Türk koruyucu ailesi gençlik dairesi için de tercih edilir.

Genelde çocuklar kısa vadeli bakımda kalmaktadırlar(Bereitschaftspflege/Kurzzeitpflege, azami yaklaşık 6 ay), çocukların uzun vadeli bakıma (Dauerpflege) verildiğinde ise geri dönme şanslarının azalmakta. Fakat Genç, ailelerin her sene Antragsrecht(dilekçe verme hakkı) kullanarak (Antrag auf Rückführung des Kindes) dilekçesi verebileceklerini dile getiriyor. Burada da önemli olan öz ailede bir gelişmenin, düzelmenin olması durumunda, gençlik dairesiyle birlikte çalışma durumunda geri dönüş şansının yükseldiğidir.
Alınabilecek yardımlar, Therapie, Elternberatung, Erziehungsberatung, Medikamenteneinnahme, Entwöhnung von Drogen vb. olabilir.

Hangi bilirkişinin mahkemede görev yapacağına mahkeme karar vermekte, fakat veliler kendi kültür çevrelerinden birisinin bilirkişilik yapmasını önerebilirler: ‘Wir wollen jemanden der sich im Kulturkreis auskennt’. Eğer veliler bilirkişi raporunun sonucuyla hemfikir değilse, masraflarını kendilerinin karşılaması şartıyla başka bir bilirkişiye bir karşı rapor (Gegengutachten) hazırlatabilirler. Bu alanda bilirkişi raporu hazırlayan Prof. Werner Leitner var. http://www.wernerleitner.de/

Bilirkişiler her taraftan bağımsız rapor yazmak zorundalar. Çocuğun iradesi on ölçütten sadece bir tanesidir. Yazılan rapor çocuğun iradesine/isteğine uymayabilir.
Mahkemedeki hâkim bilirkişinin vereceği bilgilere istinat ederek hukuka uygun bir karar vermek zorundadır. Bu nedenle mahkeme sürecinde bilirkişilerin önemli bir rolü var.



Sonraki Sayfa: Bilinçli Aile - Duyarlı Gençlik etkinliğine katılım

Önceki Sayfa : Düsseldorf Aile ve Sosyal Politikalar Ataşeliğinde görev değişimi